5. Beyoğlu Sahaf Festivali



Eylül ayı içerisinde İstanbul’da düzenlenen onlarca farklı etkinlikten en fazla dikkatimi çeken Beyoğlu Sahaf Festivali oldu. Binlerce kitap, koleksiyonluk eserler, plaklar, eski mecmualar…

Festival alanına (TRT binası yanı, Tepebaşı) girer girmez kitap kokusunun içinde buluyorsunuz kendinizi. Son çıkan kitapları da rahatlıkla bulabiliyorsunuz iki yüz yıllık eser kitapları da. Bir koleksiyona başlayacak olsam sanırım başlangıç noktam bu festival olurdu.

Kitaplar festivalin büyük bir kısmını tutsa da çizgi dizi serileri, gazete nüshaları, meşhur “Ses” dergisi nüshaları, plaklar, siyah beyaz fotoğrafları da bulmak mümkün. Buraya kendimden bir not düşeyim: Bir sepet siyah beyaz fotoğrafın tamamına baktım çok ilginç kareler var.

Yetmiş iki sahafın yeri var festival alanında ve bu yıl Ankaralı sahaflarda festivalde yerlerini almışlar. Sahaf ağabeyler, ablalar birer filozof edasıyla sizi karşılıyorlar hem görüntü olarak hem de kitaplar konusunda.

Fotoğraf makinemi götürmediğime çok pişman oldum ama festivalden antika sayılabilecek bir fotoğraf makinesi ile döndüm.

Eğer İstanbul’da yaşıyor ve hala festivale gitmediyseniz 18 Eylül olarak açıklanan bitiş tarihi 25 Eylül’e kadar uzatıldı ve erken saatte gidin benim sahafların yarısını gezmem beş saatimi aldı…

Son Durak 5


DİKKAT FİLM İLE İLGİLİ İÇERİK


Bu zamana kadar izlediğiniz bütün gerilim ve korku filmlerini unutun! Üçüncü boyut keyfiyle izlediğiniz filmleri de bir yana bırakın. Son Durak 5 işte tam bunu gerektiren bir film.

İlk olarak serinin diğer filmlerinden alışkın olduğumuz ölüm sahneleri bu filmde kalite seviyesinin tepesine ulaşmış. Her ölümde koltuktan sıçrama garantisi var. Üç boyut işini Testere serisinden daha iyi kullandıkları kesin. Sadece üstünüze sıçrayan kan değil görüntünün içinde olma hissi çok fena.

Serinin diğer filmlerine nazaran senaryo biraz eksik kalmış. İlk dört filmde ölümün kurbanlarının birbiri ile olan ilişkilerini anladıkça oluşan şaşırma etkisi bu filmde hiç yok. Sadece ilk dört filme atıfta bulunmak işin meşhur “180” sayısı film içinde görünüyor sık sık o kadar.

Eğer filme çift olarak giderseniz gerilim yüzünden sizi fiziken ayırmak zor olabilir. Elele tutuşurken dikkat.

Aşk

Yaz bitti
Birazdan yağmur yağacak

Üşüyeceksin Çocuk olsan,
Şalımı verip
Korurdum kollarımın içinde

Sevgilimsin
Şiire sarıyorum seni
Üşütme diye