Beni Güzel Hatırla

Beni güzel hatırla
Bunlar son satırlar...
Farzet ki bir rüzgardım
Esip geçtim hayatından
Ya da bir yağmur
Sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu...
Kaybolup gittim
Belki de bir rüyaydım senin için
Uyandın ve ben bittim....

Beni güzel hatırla
Çünkü sevdim seni ben
Her şeyini....
Sana sırdaş oldum
Dost oldum koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün kınamadım
Alışıktım vefasızlığa
El oldun aldırmadım...

Beni güzel hatırla
Sayfalarca mektup bıraktım sana...
Şiirler yazdım her gece
Çoğunu okutmadım
Sakladım günahını sevabını içimde
sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de
Anlamadın.....

Beni güzel hatırla
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü....
Gözlerimi...
Sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka....
Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda...
Ne ararsan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda....

Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı
Üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Alnından öptüğüm dakikaları......
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun?
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
Gidiyorum.....


(Bir de şairini bilsem tam olurdu - bilen varsa yazsın şahane olur)

Sorun

Dışarıda şahane bir hava var çünkü bugün Nisan ayının birinci günü. Neyse ki odam güneş alıyor yoksa gerçekten haberim olmazdı. Bırak odayı yataktan çıkmak gelmiyor içimden. Hatta bırak yatağı duvarla yatak arasına girip yatasım var. -Lan yoksa bahar depresyonu böyle bişey mi?- Yok yok öyle değil. Bir yerde bir sorun var.

Mesela telefonda sorun var. Açıyorum. Mesajlara giriyorum. İsminin üstüne geliyorum. Baş parmağım kırılsın istiyorum olmuyor. 

Mesela youtube'da da sorun var. Bilmem kaç milyon tane şarkı yüklü sitede ben napıyorum geçmişte dinlediğim şarkıları sanki playlist yapmış gibi tekrar tekrar dinliyorum. 

Yine mesela kağıt ve kalemde sorun var. Oturup epik şiirler yazmak istiyorum tutup sana doluyor harflerim, engel olamıyorum. 

Örneğin pencereden giren ışıkta sorun var. Senin olmadığın odanın içinde hatıralarını aydınlatıyor. Deli oluyorum. 

Masanın üzerindeki kitaplarda sorun var hangi ara tüm Edip Cansever şiirlerini işaretledim lan ben. 

Kitapların üzerindeki saatli radyoda da (veya radyolu saat karar veremedim) bir problem var. Yaz saati uygulamasından haberi yok pezevengin zaten zaman geçmiyor bir de geride kalmış.

Neyse işte

sorun bende değil sende.  





Bir Daha Çal Sam




Yokluğunu her an hissedebiliyorum. Kolay değil. Cuma gecesini cumartesi sabahını sensiz geçiriyorum. Okuduğum kitapların kahramanı olarak seni seçiyorum. Işıkları söndürünce seni düşünüyorum. Bazı şarkıları seni hatırlamak için dinliyorum bitince başa alıyorum. Alkolden uzak duruyorum. Uzun yollarda yanımda olsa anlatacağım çok şey var diyorum. Gittiğim yerlerden hediyeler alıyorum. Oturup sana bir şeyler yazıyorum. 



                Tiyatro salonundaki boş tek koltuk benim yanımdaydı ve sen yoktun. 




Tekrar çal Sam, eğer o dayanabiliyorsa ben de dayanabilirim.

Sahi Neydi Adın?

Ben bunları yaşarken de yazarken de İbrahim Maalouf'dan Beirut çalıyordu kafamda siz de dinleyin. Sen de dinle. Hani hemen aşağıda Yüzyıl Bekleyecekler İçin Ümit Yaşar'ın Bekleyenler İçin şiiri var ya yalan o. Sen bana bunun yalan olduğunu öyle güzel ispatladın ki suç Ümit Yaşar'ın değil tabi seni bekleyenin. 

Hayatım boyunca hep bir şeyler okudum. Bilirim Türk Edebiyatı'nın kaybeden şiirlerini. Mesela Orhan Veli'nin Bakakalırım giden geminin ardından/ Atamam kendimi denizlere / Dünya Güzel /Serde erkeklik var/ Ağlayamam şiirini çok iyi bilirim. Bakakaldım arkandan usul usul geldim eve. Şimdi pisliği bok götüren bir odada arkandan yazıyorum. Tütünün zehrini çekip seni savuruyorum şu an. Dağılıp gidiyorsun odanın içinde tüm bunlar bitince pencereden çıkıp gidecek rüzgarın. 












Aptal şarkı hala kulaklarımda çınlıyor.

Şarkı

Bir şarkının yanlış yerine takıldığın oldu mu hiç? 



Benim oldu. 

Yüz Yıl Bekleyecekler İçin

-Olsun, sen üşüme yine de dikkat et.

...

-Yüz yıl bekler misin? 

...



Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir sarı saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Her şey bana seni hatırlatıyor
Gökyüzüne baksam
Gözlerinin binlercesini görürüm
Bir rüzgar değse yüzüme
Ellerini düşünmeden edemem
Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
Tadı senden gelir
Yediğim yemişlerin
İçtiğim içkilerin
Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
Bu emsalsiz hüzün
Seni beklediğim içindir

Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artık
Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

Ve şu saat geldiğin anda
Durabilir sevincinden
Zaman çıldırabilir
Çünkü benim dünyamda
Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.

Bir çocuk doğmayı bekler
Bir ağır hasta ölmeyi
Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
Yalnız bir kadın sevilmeyi
Ve düşün ki bir adam
İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
Seni bekler
Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

Sen gelinceye kadar
Pencerem kapalı duracak
Rüzgar gelmesin diye
Artık perdeleri açmayacağım
Gün ışığı girmesin diye
Sonra kahrolacağım
Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
Ve günlerce gecelerce haykıracağım
Nerdesin diye, nerdesin diye

Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
Biliyorum
Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
Yıllarca sonra
Öldüğüm gün bile gelsen
Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup
Çocuklar gibi sevineceğim
Kalkıp sarılacağım ellerine
Uzun uzun ağlayacağım

Ümit Yaşar Oğuzcan